Düşünüyorum da… Çiçekler kadınlar için neden bu kadar anlamlı da erkekler için çoğu zaman sadece “çiçek” olarak kalıyor?
Aslında mesele çiçek değil ki…
Bir kadın, eline aldığı bir bukette “Bana çiçek almış.”tan çok, “Beni düşünmüş.”ü görür.
Hiç beklemediği bir anda gelen bir gül, kapının önünde bırakılmış küçücük bir papatya, hatta yolda görülüp alınmış tek bir dal…
Kadın için bunların hepsi başka bir cümledir.
“Bugün aklıma geldin.”
“Seni mutlu etmek istedim.”
“Sen benim için önemlisin.”
Belki erkekler bunu biraz daha farklı görüyor. Çünkü çoğu erkek sevgisini çiçekle değil, yaptığı şeylerle göstermeye alışmış. Bir işini halleder, yanında olur, zor zamanında elinden tutar… Ve “Ben sevgimi zaten gösteriyorum.” diye düşünür.
Ama kadın bazen başka bir şey arıyor.
Sevildiğini bilmek yetmiyor, sevildiğini hissetmek istiyor.
“Bana hiç çiçek almıyorsun.” dediğinde de çoğu zaman gerçekten çiçeğin peşinde değil.
Aslında sorduğu şey şu:
“Beni hâlâ düşünüyor musun?”
“Beni mutlu etmek için hâlâ küçük bir şey yapmak geliyor mu içinden?”
“Ben hâlâ senin gözünde özel miyim?”
Çünkü kadınlar bazen büyük şeylerden çok, küçük ayrıntılarda mutlu oluyor.
Bir mesaj…
Beklenmedik bir sarılma…
Sevdiği kahvenin alınması…
Ve evet, bazen bir çiçek…
Üstelik kadın çiçeğin fiyatını da düşünmüyor çoğu zaman. Bir demet gül değil, bir dal papatya bile yetebiliyor.
Çünkü o papatya artık papatya olmaktan çıkıyor.
Bir anıya dönüşüyor.
“Bir gün bana bunu getirmişti.” diye hatırlanan bir ana…
Belki erkeklerin anlaması gereken şey de tam olarak bu.
Kadın çiçeği değil, çiçeğin arkasındaki düşünülmüş olmayı seviyor.
Ve galiba en hüzünlü tarafı şu:
Bir kadın bir süre sonra çiçek istemeyi bırakırsa, bu her zaman artık çiçek sevmediği anlamına gelmez.
Bazen sadece beklemekten yorulmuştur.
İstemekten…
Hatırlatmak zorunda kalmaktan…
“Beni biraz da sen düşün.” demekten…
Çünkü sevgi, sadece “Seni seviyorum.” demek değildir.
Bazen hiçbir şey söylemeden bir çiçek uzatıp,
“Bugün seni düşündüm.”
diyebilmektir.
Ve belki de bir kadının kalbine giden en güzel yollar, sanıldığı kadar büyük değildir.
Bazen sadece küçücük bir çiçek kadar…
ince, sade ve içtendir.
