İş veren 2 kuşak arasında kaldı.
Bir tarafta yılların tecrübesi ve İş disiplinini taşıyan genç emekliler bir tarafta teknoloji ile yetişmiş Z kuşağı.
İşverenler yaşı gereği emeklileri değişime ve öğrenmeye kapalı geleneksel olmakla suçluyor.
Buna karşı Z kuşağı yenilikçi, teknolojiye hakim ve özgüvenli buluyor.
Bir taraftan da genç emekliler iş disiplini, çalıştıkları kuruma bağlılık ve özverili iken Z kuşağı ise sık iş değiştiren, yönetime karşı sorgulayıcı, acele terfi isteyen, aynı zamanda esnek çalışma saatleri gibi talepleriyle zorlayıcı olabiliyor.
İş dünyasının sorması gereken soru şu; aslında yaş mı önemli, işe kattığı değer mi?
Sorun her iki kuşağın da güçlü yönlerini ortaya çıkartıp doğru çalışma kültürünü bulmak ve uygulamamakta yatıyor.
Her iki kuşak için de doğru iş yaşamı; ön yargılardan arınmış, destekleyici, tecrübe ve teknolojinin harmanlanmasıyla düzenlenmiş bir mesai kültürünün oluşması ile mümkün olabilir.
