PINAR ÜNAL
Köşe Yazarı
PINAR ÜNAL
 

Ailenin Bereketi ve Kadının Huzuru: Hayat Kölelik Değil, Denge İster

Yıllarca çalışma hayatının içerisinde yer almış, hem tek başına hem de aile büyüklerinden uzakta çocuk büyütmüş, evinin ve işinin koşturmacasını bizzat yaşamış bir kadın, bir anne ve bir aile terapisti olarak yazıyorum bu satırları… Bekârken çalışmanın kazandırdığı özgüven ve keyif başkadır; fakat anne olduğunuzda, evin sorumluluğu, evlatların bakımı, misafirler ve iş hayatı derken zamanın nasıl bir telaş içinde akıp gittiğini fark edemiyorsunuz. Bir bakıyorsunuz çocuklar büyümüş, yıllar geçmiş ve ömür tükenme noktasına gelmiş... Bugün etrafıma, danışanlarıma ve dostlarıma şeffaf bir gözle baktığımda aynı tükenmişliği görüyorum. Çalışan eşleri olan beyleri dinliyorum; iki kişi çalışıp geliri artsa da harcamanın da arttığını, doyumsuzluğun ve hırsın aile ortamını yıprattığını gözlemliyorum. Oysa hayatın temeli "ayağını yorganına göre uzatmak" ve kanaat etmektir. Bu dünyada imtihan bitmez; kimi zaman sağlıkla, kimi zaman parayla sınanırız. Dört dörtlük bir hayat kimseye nasip olmaz. Biz Robot Değil, İnsanız Kişinin kendi parasını kazanması, eşine destek olması elbette güzeldir. Ancak unutmamalıyız ki her birimizin bir gücü, bir enerjisi ve kapasitesi var. Yıllarca aynı tempo içerisinde makine gibi çalışmak insanı ruhen ve bedenen yıpratır. Biz bu hayata yaşamaya geldik, köle olmaya değil. Sırf emeklilik ve sigorta uğruna geçen bir ömür, elimizden kayıp giden en değerli hazinemizdir. Geçen ömür, gelecek olandan her zaman daha kıymetlidir! Sistem ve sosyal politikalar artık bu gerçeği görmeli ve reform yapmalıdır. Haftanın 5 günü, sabahtan akşama kadar bir kadının evinden, çocuklarından uzak kalması hem kadına yük hem de evlatların hakkına girmektir. Hak ihlalinin olduğu yerde ise ne bereket kalır ne de huzur... Çağdaşlık Diploması Değil, Yetiştirdiği Evlatla Ölçülür Kadınlarımız elbette okumalı, kendilerini geliştirmeli ve hayatı tanımalıdır. Ancak gerçek çağdaşlık; sadece üniversite bitirip para kazanmak değildir. Gerçek çağdaşlık; eğitimli, kültürlü ve bilinçli bir anne olarak topluma faydalı, ahlaklı çocuklar yetiştirmektir. Evinin kadını olmak, anne olmak, yuvasına emek vermek asla bir "eziklik" veya gerilik değildir; aksine kadının taşıdığı en onurlu, en gurur verici payedir. Çözüm: Doğal Rollerin ve Sorumluluğun İhyası Toplumsal ve ailevi huzuru yeniden inşa etmek için şu adımları atmak zorundayız: Erkeğin Ekonomik Gücü İyileştirilmelidir: Ailenin ana geçim yükü erkeğin omuzlarında olmalı, babalık ve koruyuculuk görevini gururla üstlenmesi sağlanmalıdır. Anneler İçin Esnek Çalışma Düzenlemeleri Gelmelidir: Zorunlu hallerde çalışan, evli ve çocuklu kadınlarımız için çalışma saatleri kısaltılmalı; kadının evine, eşine ve evlatlarına ayıracağı zaman korunmalıdır. Karşılıklı Saygı ve Görev Bilinci: Evlilik bir ortaklıktır. Erkek saygılı, anlayışlı ve sorumluluk sahibi olduğunda; kadın da yuvasında huzur bulduğunda o ailede huzursuzluk kalmaz. Gücünüz yetiyorsa, gerçekten ihtiyaç varsa veya kariyeriniz için istiyorsanız elbette çalışın. Ancak ne olur yuvamızı, sağlığımızı ve evlatlarımızın geleceğini hırs uğruna feda etmeyelim. Kadınlarımızın huzurlu, evliliklerimizin sağlam ve geleceğimizin aydınlık olması dileğiyle... Pınar ÜNAL
Ekleme Tarihi: 12 Ekim 2026 -Pazartesi
PINAR ÜNAL

Ailenin Bereketi ve Kadının Huzuru: Hayat Kölelik Değil, Denge İster

Yıllarca çalışma hayatının içerisinde yer almış, hem tek başına hem de aile büyüklerinden uzakta çocuk büyütmüş, evinin ve işinin koşturmacasını bizzat yaşamış bir kadın, bir anne ve bir aile terapisti olarak yazıyorum bu satırları…

Bekârken çalışmanın kazandırdığı özgüven ve keyif başkadır; fakat anne olduğunuzda, evin sorumluluğu, evlatların bakımı, misafirler ve iş hayatı derken zamanın nasıl bir telaş içinde akıp gittiğini fark edemiyorsunuz. Bir bakıyorsunuz çocuklar büyümüş, yıllar geçmiş ve ömür tükenme noktasına gelmiş...

Bugün etrafıma, danışanlarıma ve dostlarıma şeffaf bir gözle baktığımda aynı tükenmişliği görüyorum. Çalışan eşleri olan beyleri dinliyorum; iki kişi çalışıp geliri artsa da harcamanın da arttığını, doyumsuzluğun ve hırsın aile ortamını yıprattığını gözlemliyorum. Oysa hayatın temeli "ayağını yorganına göre uzatmak" ve kanaat etmektir. Bu dünyada imtihan bitmez; kimi zaman sağlıkla, kimi zaman parayla sınanırız. Dört dörtlük bir hayat kimseye nasip olmaz.

Biz Robot Değil, İnsanız
Kişinin kendi parasını kazanması, eşine destek olması elbette güzeldir. Ancak unutmamalıyız ki her birimizin bir gücü, bir enerjisi ve kapasitesi var. Yıllarca aynı tempo içerisinde makine gibi çalışmak insanı ruhen ve bedenen yıpratır. Biz bu hayata yaşamaya geldik, köle olmaya değil. Sırf emeklilik ve sigorta uğruna geçen bir ömür, elimizden kayıp giden en değerli hazinemizdir. Geçen ömür, gelecek olandan her zaman daha kıymetlidir!

Sistem ve sosyal politikalar artık bu gerçeği görmeli ve reform yapmalıdır. Haftanın 5 günü, sabahtan akşama kadar bir kadının evinden, çocuklarından uzak kalması hem kadına yük hem de evlatların hakkına girmektir. Hak ihlalinin olduğu yerde ise ne bereket kalır ne de huzur...

Çağdaşlık Diploması Değil, Yetiştirdiği Evlatla Ölçülür
Kadınlarımız elbette okumalı, kendilerini geliştirmeli ve hayatı tanımalıdır. Ancak gerçek çağdaşlık; sadece üniversite bitirip para kazanmak değildir. Gerçek çağdaşlık; eğitimli, kültürlü ve bilinçli bir anne olarak topluma faydalı, ahlaklı çocuklar yetiştirmektir.

Evinin kadını olmak, anne olmak, yuvasına emek vermek asla bir "eziklik" veya gerilik değildir; aksine kadının taşıdığı en onurlu, en gurur verici payedir.

Çözüm: Doğal Rollerin ve Sorumluluğun İhyası
Toplumsal ve ailevi huzuru yeniden inşa etmek için şu adımları atmak zorundayız:

Erkeğin Ekonomik Gücü İyileştirilmelidir: Ailenin ana geçim yükü erkeğin omuzlarında olmalı, babalık ve koruyuculuk görevini gururla üstlenmesi sağlanmalıdır.

Anneler İçin Esnek Çalışma Düzenlemeleri Gelmelidir: Zorunlu hallerde çalışan, evli ve çocuklu kadınlarımız için çalışma saatleri kısaltılmalı; kadının evine, eşine ve evlatlarına ayıracağı zaman korunmalıdır.

Karşılıklı Saygı ve Görev Bilinci: Evlilik bir ortaklıktır. Erkek saygılı, anlayışlı ve sorumluluk sahibi olduğunda; kadın da yuvasında huzur bulduğunda o ailede huzursuzluk kalmaz.

Gücünüz yetiyorsa, gerçekten ihtiyaç varsa veya kariyeriniz için istiyorsanız elbette çalışın. Ancak ne olur yuvamızı, sağlığımızı ve evlatlarımızın geleceğini hırs uğruna feda etmeyelim.

Kadınlarımızın huzurlu, evliliklerimizin sağlam ve geleceğimizin aydınlık olması dileğiyle...

Pınar ÜNAL

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lidergundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Musa Dağdelen
(12.10.2026 11:23 - #435)
Kalemine sağlık degerli hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lidergundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Musa Dağdelen
(12.10.2026 11:23 - #436)
Kalemine sağlık degerli hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lidergundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.