Sabah evimizden tertemiz kıyafetlerle çıkıyoruz. Evimizin içini pırıl pırıl tutuyor, en küçük tozu bile görmek istemiyoruz. Peki aynı özeni neden yaşadığımız sokaklara göstermiyoruz?
Kaldırımlara bir bakın… Yol kenarlarına, parklara, duraklara dikkat edin. Her köşe başında bir pet şişe, bir ambalaj, bir sigara izmariti… Bunları uzaydan gelenler atmıyor. Bu şehirde yaşayan bizler atıyoruz.
Sonra da dönüp, "Belediye çalışmıyor.", "Devlet temizlik yapmıyor." diye şikâyet ediyoruz.
Elbette belediyelerin görevi temizlik hizmeti sunmaktır. Ancak hiçbir belediye, arkasından çöp atan bir toplumun hızına yetişemez. Bir el temizlerken, bin el kirletiyorsa sorun hizmette değil, zihniyettedir.
Ne acıdır ki elimizdeki çöpü birkaç adım ötedeki çöp kutusuna atmaya üşeniyoruz. Camdan pet şişe fırlatıyor, sigara izmaritini söndürmeden yere bırakıyor, sonra da tertemiz bir şehir bekliyoruz. Bu, çelişkinin en açık hâlidir.
Üstelik biz, "Temizlik imandandır." anlayışıyla yetişmiş bir milletiz. Bu söz sadece dillerde dolaşan bir cümle değil, hayatımıza yön vermesi gereken bir ilkedir. Müslüman olduğunu söyleyen bir insanın, ortak yaşam alanlarını kirletmesi; inancıyla davranışı arasındaki en büyük çelişkilerden biridir.
Temizlik yalnızca evimizin kapısına kadar olan alan değildir. Sokak da bizimdir, park da bizimdir, kaldırım da bizimdir. Çünkü medeniyet, yaşadığımız yere gösterdiğimiz saygıyla ölçülür.
Artık bahane üretmeyi bırakmalıyız. Çevre temizliği ne sadece belediyenin ne de devletin omuzlarına bırakılacak bir yük değildir. Bu, her vatandaşın vicdan borcudur.
Bugün yere attığınız küçücük bir sigara izmariti belki bir yangına, belki toprağın kirlenmesine, belki de çocuğunuzun yarın yaşayacağı kötü bir çevreye dönüşecektir. Hiçbir çöp, "küçük" değildir.
Şunu artık kabul edelim: Bir ülkenin gerçek aynası, gösterişli binaları değil; temiz sokakları ve duyarlı insanlarıdır.
Temiz bir Türkiye istiyorsak, önce elimizdeki çöpü yere değil çöp kutusuna bırakmayı öğrenmeliyiz. Değişim belediyede değil, bizim elimizde başlar. Çünkü bir toplumun karakteri, ardında bıraktığı izden belli olur. O iz ya medeniyet olur ya da çöp.
