Lider Büro- Sen Genel Başkan yardımcısı Tülin özer “Yapı Kayıt ve Hobi Bahçesi Mağdurlarının Sesi Duyulmalı”

Yaşam (LG) - Lider Gündem | 22.06.2026 - 11:00, Güncelleme: 22.06.2026 - 11:00 354 kez okundu.
 

Lider Büro- Sen Genel Başkan yardımcısı Tülin özer “Yapı Kayıt ve Hobi Bahçesi Mağdurlarının Sesi Duyulmalı”

Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tülin Özer, yapı kayıt mağdurları ve hobi bahçesi sahiplerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu.
Lider Gündem - Özer, yaptığı yazılı açıklamada hukuk devletinin temel görevlerinden birinin vatandaşın hukuki güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek, yıllardır alın teriyle birikim yapan vatandaşların ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.   Yapı kayıt süreçlerine güvenerek yatırım yapan ve hobi bahçelerinde ailesiyle yaşam alanı oluşturan binlerce kişinin bugün büyük bir belirsizlik içinde bulunduğunu vurgulayan Özer, yaşanan durumun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve hukuki boyutları bulunan önemli bir sorun haline geldiğini söyledi.   İmar düzeni, şehircilik ilkeleri ve tarım arazilerinin korunmasının kamu yararı açısından önemli olduğunu belirten Özer, buna karşın vatandaşların mülkiyet haklarının ve hukuki güvenlik beklentilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.   Açıklamasında, devletin uygulamalarına güvenerek hareket eden vatandaşların sonradan ağır yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmasının hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkeleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özer, şu görüşlere yer verdi:   "Çözüm yıkım, cezalandırma ve belirsizlik değildir.   Çözüm; hukukun üstünlüğünü esas alan, vatandaşın emeğini ve mülkiyet hakkını koruyan, toplumsal vicdanı rahatlatacak kalıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesidir."   Yetkili kurumlara ve karar vericilere çağrıda bulunan Özer, toplumun taleplerine kulak verilmesi, yapıcı diyalog mekanizmalarının işletilmesi ve mağduriyetleri giderecek adımların vakit kaybedilmeden atılması gerektiğini belirtti.   Tülin Özer, güçlü devlet anlayışının vatandaşını mağdur eden değil, sorunlarına adil çözümler üreten bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını ifade ederek, alın teriyle yaşam kurmaya çalışan hiçbir emekçinin hukuki belirsizliklerin yükünü tek başına taşımaması gerektiğini söyledi.   Özer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:   "Toplumsal huzurun, adaletin ve hukuk güvenliğinin sağlanması vatandaşın devlete olan güvenini güçlendirecektir.   Adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde ise toplumsal barışın tesis edilmesi mümkün değildir.   Vatandaşın sesi duyulmalı, mağduriyetler hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulmalıdır."
Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tülin Özer, yapı kayıt mağdurları ve hobi bahçesi sahiplerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu.

Lider Gündem - Özer, yaptığı yazılı açıklamada hukuk devletinin temel görevlerinden birinin vatandaşın hukuki güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek, yıllardır alın teriyle birikim yapan vatandaşların ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

 

Yapı kayıt süreçlerine güvenerek yatırım yapan ve hobi bahçelerinde ailesiyle yaşam alanı oluşturan binlerce kişinin bugün büyük bir belirsizlik içinde bulunduğunu vurgulayan Özer, yaşanan durumun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve hukuki boyutları bulunan önemli bir sorun haline geldiğini söyledi.

 

İmar düzeni, şehircilik ilkeleri ve tarım arazilerinin korunmasının kamu yararı açısından önemli olduğunu belirten Özer, buna karşın vatandaşların mülkiyet haklarının ve hukuki güvenlik beklentilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.

 

Açıklamasında, devletin uygulamalarına güvenerek hareket eden vatandaşların sonradan ağır yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmasının hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkeleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özer, şu görüşlere yer verdi:

 

"Çözüm yıkım, cezalandırma ve belirsizlik değildir.

 

Çözüm; hukukun üstünlüğünü esas alan, vatandaşın emeğini ve mülkiyet hakkını koruyan, toplumsal vicdanı rahatlatacak kalıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesidir."

 

Yetkili kurumlara ve karar vericilere çağrıda bulunan Özer, toplumun taleplerine kulak verilmesi, yapıcı diyalog mekanizmalarının işletilmesi ve mağduriyetleri giderecek adımların vakit kaybedilmeden atılması gerektiğini belirtti.

 

Tülin Özer, güçlü devlet anlayışının vatandaşını mağdur eden değil, sorunlarına adil çözümler üreten bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını ifade ederek, alın teriyle yaşam kurmaya çalışan hiçbir emekçinin hukuki belirsizliklerin yükünü tek başına taşımaması gerektiğini söyledi.

 

Özer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

 

"Toplumsal huzurun, adaletin ve hukuk güvenliğinin sağlanması vatandaşın devlete olan güvenini güçlendirecektir.

 

Adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde ise toplumsal barışın tesis edilmesi mümkün değildir.

 

Vatandaşın sesi duyulmalı, mağduriyetler hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulmalıdır."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lidergundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hakkı nı arayan hakkı
(24.06.2026 01:18 - #295)
Bu tutumunuzu ve vatandaşların mülkiyet hakları ni koruma fikrinizi cani gönülden destekliyorum duyarlılığınız için mağdur olan vatandaşlarımızın adına çok teşekkür ediyorum benim yapı kayıt belgesi mağduriyetim yok ama inanın her an iptal olabilir korkusuyla yaşıyorum benimde mülkiyet sorunum var şöyle 1992 yılında kadastro öncesi 3660 MK Tapu yokken 24 arsa olarak parseller mis harici satış senedi ile 24kisiye ayrı ayrı satılmış olan yerden ben 2009 yılında yine harici satış sözleşmesi ile arsanın birini n zilyetligini devraldım ve hemen 65mk bina yaptım aldığım arsa 103mk tarla vasfı hisse 2014 köy statü muhtarlık tan su başlattım 2015 mahalle olunca muhtarın verdiği evrakla BUSKİ Mudanya hesap Kart la resmi su aboneliği ve numarataj belgesini mal sahibi sıfatıyla kendi adıma aldım 2019yilinda kendi beyanimla imar barışı ndan faydalanıp resmi yapı kayıt belgesi aldım hala faal kontrol ediyor um e devletten fakat 2001yilinda kadastro çalışmaları esnasında yeri satan kişi 24kisiye sattığını beyan etmesine ragmen 1 aylık askı süresinde itiraz edilmediği için 1992de yeri satan kişinin adı yazılıyor 2001de Tapu alıyor ama orman milli emlagi 2008de burası ORMAN dir diye dava açıyor 2014 hâkim kararı ile Tapu kesin ilk malike tescil ediliyor şimdi ben hissemi alamıyorum toprak koruma ve imarsız yer olduğu için Zaman aşımı diyorlar oysa ben zilyetligimi birleştirme yapsam 34yil kesintisiz nizasiz zilyet sahibi oluyorum zilyetlikte Zaman aşımı oluyormu dava açtım hâkim yapı kayıt belgesi ve su aboneliği ni kuvvetle muhtemel olarak anlaşılmıştır diye ara karar vermiş davalı yerin maliki zaman aşımı diyor haberm Yokken benden izinsiz bina yapmış diyor halbuki 2015yilinda m alik resmi lihkab bürosuna içinde benim yapının bulunduğu koordinatli imzalı onaylı aplikasyon krakisini ölçüm huzurumda yapılmıştır imzalı onaylı krokisi var hala haberim yok bana kötü niyetli Zaman aşımı diyor vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ediyorum saygılar sunuyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lidergundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.