Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tülin Özer: “Taşerona Kadro Gecikmiş Bir Lütuf Değil, Anayasal Bir Haktır!”

Gündem (LG) - Lider Gündem | 23.06.2026 - 10:53, Güncelleme: 23.06.2026 - 10:53 352 kez okundu.
 

Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tülin Özer: “Taşerona Kadro Gecikmiş Bir Lütuf Değil, Anayasal Bir Haktır!”

Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tülin Özer, kamu kurumlarında yıllardır aynı işi yapmalarına rağmen farklı statülerde çalıştırılan taşeron işçilerin yaşadığı mağduriyetin artık sona erdirilmesi gerektiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu.
Lider Gündem - Özer, kamu hizmetlerinin sürekliliğini sağlayan taşeron işçilerin yıllardır fedakârca görev yaptığını ancak özlük hakları bakımından eşitlik ilkesinden uzak uygulamalara maruz kaldığını ifade etti.   Açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ilkesine, 10’uncu maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine ve 49’uncu maddesinde güvence altına alınan çalışma hakkına dikkat çeken Özer, kamu çalışanları arasında aynı işi yapanların farklı hak ve statülerde çalıştırılmasının hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.   “Kamuda aynı görevi yerine getiren çalışanlar arasında statü farklılığı nedeniyle hak kayıplarının yaşanması kabul edilemez. Emeğin karşılığı ayrımcılık değil, eşitlik ve adalettir. Sosyal devlet, çalışanını koruyan devlettir.”   Özer, yıllardır kamu hizmetinin yükünü omuzlayan taşeron işçilerinin artık geçici çözümlerle oyalanmaması gerektiğini belirterek, kapsamlı ve kalıcı bir kadro düzenlemesinin hem çalışanların hem de kamu hizmetlerinin geleceği açısından zorunluluk haline geldiğini söyledi.   Ayrıca, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün çalışma yaşamına ilişkin temel ilkelerinin de güvenceli çalışma, ayrımcılığın önlenmesi ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarını esas aldığını hatırlatan Özer, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası yükümlülüklerin de bu konuda yol gösterici olduğunu ifade etti.   Lider Büro-Sen olarak emeğin ve hukukun yanında durmaya devam edeceklerini belirten Özer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:   “Taşerona kadro talebi siyasi bir beklenti değil; hukuki, vicdani ve sosyal bir zorunluluktur.   Kamu hizmetine yıllarını vermiş emekçilerimizin hak ettiği güvenceyi sağlamak, sosyal devlet olmanın gereğidir.   Yetkili kurumlarımızın bu beklentiyi daha fazla ertelemeden, kapsayıcı ve adil bir yasal düzenlemeyi hayata geçireceğine inanıyoruz.   Lider Büro-Sen olarak emeğin hakkını savunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.”   Emeğin karşılığı belirsizlik değil güvencedir.   Taşerona kadro, çalışma hayatında adaletin ve eşitliğin tesisi açısından artık ertelenemeyecek bir zorunluluktur.
Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tülin Özer, kamu kurumlarında yıllardır aynı işi yapmalarına rağmen farklı statülerde çalıştırılan taşeron işçilerin yaşadığı mağduriyetin artık sona erdirilmesi gerektiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu.

Lider Gündem - Özer, kamu hizmetlerinin sürekliliğini sağlayan taşeron işçilerin yıllardır fedakârca görev yaptığını ancak özlük hakları bakımından eşitlik ilkesinden uzak uygulamalara maruz kaldığını ifade etti.

 

Açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ilkesine, 10’uncu maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine ve 49’uncu maddesinde güvence altına alınan çalışma hakkına dikkat çeken Özer, kamu çalışanları arasında aynı işi yapanların farklı hak ve statülerde çalıştırılmasının hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.

 

“Kamuda aynı görevi yerine getiren çalışanlar arasında statü farklılığı nedeniyle hak kayıplarının yaşanması kabul edilemez.

Emeğin karşılığı ayrımcılık değil, eşitlik ve adalettir.

Sosyal devlet, çalışanını koruyan devlettir.”

 

Özer, yıllardır kamu hizmetinin yükünü omuzlayan taşeron işçilerinin artık geçici çözümlerle oyalanmaması gerektiğini belirterek, kapsamlı ve kalıcı bir kadro düzenlemesinin hem çalışanların hem de kamu hizmetlerinin geleceği açısından zorunluluk haline geldiğini söyledi.

 

Ayrıca, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün çalışma yaşamına ilişkin temel ilkelerinin de güvenceli çalışma, ayrımcılığın önlenmesi ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarını esas aldığını hatırlatan Özer, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası yükümlülüklerin de bu konuda yol gösterici olduğunu ifade etti.

 

Lider Büro-Sen olarak emeğin ve hukukun yanında durmaya devam edeceklerini belirten Özer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

 

“Taşerona kadro talebi siyasi bir beklenti değil; hukuki, vicdani ve sosyal bir zorunluluktur.

 

Kamu hizmetine yıllarını vermiş emekçilerimizin hak ettiği güvenceyi sağlamak, sosyal devlet olmanın gereğidir.

 

Yetkili kurumlarımızın bu beklentiyi daha fazla ertelemeden, kapsayıcı ve adil bir yasal düzenlemeyi hayata geçireceğine inanıyoruz.

 

Lider Büro-Sen olarak emeğin hakkını savunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

 

Emeğin karşılığı belirsizlik değil güvencedir.

 

Taşerona kadro, çalışma hayatında adaletin ve eşitliğin tesisi açısından artık ertelenemeyecek bir zorunluluktur.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lidergundem.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.