YETKİ MÜCADELESİ Mİ, ALGI OPERASYONU MU? FATİH DEMİREL: "GERÇEK YETKİ İŞÇİNİN VİCDANINDA SAKLIDIR"
YETKİ MÜCADELESİ Mİ, ALGI OPERASYONU MU? FATİH DEMİREL: "GERÇEK YETKİ İŞÇİNİN VİCDANINDA SAKLIDIR"
Haziran ayıyla birlikte üniversiteler ve kamu kurumlarında sendikal yetki süreci yeniden gündeme gelirken, Lider Büro-Sen Genel Başkanı Fatih Demirel, sendikal anlayışa yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Lider Gündem - (Özel Haber) Demirel, yetki dönemlerinde verilen vaatlerin büyük bölümünün toplu sözleşme masasına gelindiğinde unutulduğunu belirterek, sendikacılığın reklam ve algı çalışmalarıyla değil, emek mücadelesiyle yapılması gerektiğini vurguladı.
Demirel, her yıl benzer tabloların yaşandığını ifade ederek, "Yetki dönemlerinde işçinin kapısını aşındıranlar, yetkiyi aldıktan sonra neden ortadan kayboluyor? Çalışanlar sadece aidat ödeyen bir sayı olarak mı görülüyor?" sorularını yöneltti.
Üniversiteler ve kamu kurumlarında yaşanan yetki süreçlerinin çalışanlar arasında ciddi tartışmalara neden olduğunu dile getiren Demirel, kısa sürede değişen sendikal dengelerin kamu çalışanlarının kafasında soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
"İşçiler artık doğal olarak şu soruyu soruyor; gerçekten özgür iradeleriyle mi tercih yapıyorlar, yoksa perde arkasında farklı hesaplar mı yürütülüyor?" diyen Demirel, sendikal rekabetin çalışanların hak mücadelesinin önüne geçmemesi gerektiğini belirtti.
"DEĞİŞEN SADECE TABELALAR OLUYOR"
Sendikalar arasındaki yetki yarışının işçilerin temel sorunlarını çözmeye yetmediğini ifade eden Fatih Demirel, "Yıllardır değişen sadece sendika tabelaları oluyor. Ancak düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, vergi adaletsizliği ve çözülemeyen kronik sorunlar aynı şekilde devam ediyor. İşçi artık koltuk savaşlarını değil, çözüm görmek istiyor." dedi.
Toplu iş sözleşmesi sürecinin asıl sınav olduğunu vurgulayan Demirel, yetki almak için gösterilen mücadelenin aynı kararlılıkla toplu sözleşme masasında da sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
"SENDİKACILIK REKLAM DEĞİL, EMEK MÜCADELESİDİR"
Sendikacılığın sosyal medya kampanyaları, promosyonlar veya hediyeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Demirel, şu ifadeleri kullandı:
"Sendikacılık; işçinin alın terini, emeğini ve geleceğini savunma sorumluluğudur. Boş sloganlar değil, somut kazanımlar önemlidir. İşçiler artık verilen sözlerin hesabını sormak, aidatların nasıl kullanıldığını öğrenmek ve sendikaların gerçekten kim adına mücadele ettiğini görmek istiyor."
"GERÇEK YETKİ BAKANLIK YAZISINDA DEĞİL, İŞÇİNİN GÜVENİNDEDİR"
Açıklamasının sonunda sendikalara önemli bir çağrıda bulunan Fatih Demirel, şu değerlendirmede bulundu:
"Kimse unutmasın; sendikalar işçiler için vardır, işçiler sendikalar için değildir. Yetkiyi alan herkes önce işçinin güvenini kazanmalıdır. Çünkü gerçek yetki, sadece resmi belgelerle değil, emekçinin vicdanında kazanılır. Bugün sorulması gereken temel soru şudur: Sendikalar gerçekten emek mücadelesi mi veriyor, yoksa yıllardır süregelen düzenin devamı için mi yarışıyor? Bu sorunun en doğru cevabını ise masa başındakiler değil, alın teri döken işçiler verecektir."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
